GENEL BAŞKAN YARDIMCISI ERDAL AKSÜNGER BASIN TOPLANTISI GERÇEKLEŞTİRDİ  
14.04.2016
628
Yazı Boyutu: A- A+
CHP Bilgi ve İletişim Teknolojileri Genel Başkan Yardımcısı Erdal Aksünger, 14 Nisan 2016 tarihinde CHP Genel Merkezi’nde basın toplantısı düzenledi. Aksünger’in sözlerinden satırbaşlarını aşağıda inceleyebilirsiniz.

Neredeyse 10 yıllık geçmişi olan, hükümetin bir türlü ciddi bir çözüm üretemediği bir sorun yeniden gündemimizde. Bu konuda sorumluluğu olanlar, süreç boyunca gerekeni yapamadıkları için, yıllar sonra partimizi hedef göstererek gündemi saptırmaya çalışıyor. İşin ciddiyetten yoksun bu yanının üzerinde fazla durmak istemiyorum, zira söyledikleri ciddi bir şey yok. Bugün bir kez daha konuyu anlatmak durumunda kaldığımız için üzgünüz.

Bizim aslında, Türkiye’nin bilgi teknolojileri vizyonu, parti içi süreçlerimizin, örgüt projelerimizin yürütülmesi gibi çok daha farklı bir gündemimiz var. Üst düzey danışma kurulları, sektör temsilcileriyle çalışma grupları toplayarak çok çeşitli alanlarda inceleme, araştırma yapıyoruz, Türkiye için projeler geliştiriyor, iktidar olduğumuzda yapacağımız icraat üzerine çalışıyoruz. Ancak bazen bazı konularda tekrar tekrar konuşmak gerekiyor.

Kimlik Bilgileri

2004-2009 yılları arasında,  bu kişisel verilerin hepsi alenen ortaya saçılmıştı ve parayla satılıyordu.  Avukatlar, emlakçılar ve diğer meslek gruplarına bu verileri 300 ile 2000 TL arasında fiyatlarla pazarlayanlar vardı.

27 Temmuz 2010’da, bu işi yapanlara operasyon düzenlendi, 15 kişi bilgisayarlar ve kayıtlarla birlikte ele geçirildi. Bu kişilerden 12’si daha sonra hüküm giydi. Ancak bu verileri nasıl, kimden elde ettikleri, bunun tekrar etmemesi için hangi önlemlerin alındığı hiçbir zaman açıklanmadı.

Kimlik verileri 2009’dan beri her seçimde ve seçim dönemleri dışında da belli aralıklarla siyasi partilere aktarılıyor. 2014 – 2015 yıllarında yapılan dört seçimde 30 siyasi partiyle defalarca paylaşıldı.  Ancak şu anda yıllardır varlığı bilinen eski kayıtlar internette dolaşıyor.

Ayrıca MERNİS ve Kimlik Paylaşım Sistemi üzerinden UYAP, MEB, Sağlık Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı ve diğer bakanlıklar; başta SGK ve diğer kamu kurumları ile protokol imzalayan tüzel kişilere bu veriler yıllardır veriliyor; her seçimde muhtarlık askı listelerinde yer alıyor.

İnternette en az 3 farklı veritabanı bulunuyor, bunları paylaşan sitelerin bir kısmı halen aktif durumda. Veritabanlarından birisi Mernis, birisi de Emniyet Genel Müdürlüğü kayıtları diye paylaşıldı.

Rakamsal değerler üzerinden anlatmamız gerekirse;

Basına sızan kişi bilgileri kayıt sayısı         : 49.611.709

Mukerrer kayıtlar temizlendikten sonra      : 48.090.463

17 Aralık 2008 yılında, YSK Başkanı’nın yaptığı açıklamada, askı listelerinin 48.265.144 kişi olduğunu belirtmiş. Yani kesinleşecek listeden daha fazla bir rakam.(Kesinleşmiş 2009 yılı seçmen sayısı:48.006.650)

Bizim yaptığımız incelemelerde de, 2008 Aralık ayında adres değişikliği yapan bir kişinin, internette dolaşan listelerde eski adresi gözüküyor. Aynı kişi, 2009 Şubat listelerinde ise yeni adresinde gözüküyor.

Tüm araştırmalarımıza rağmen, basına sızan seçmen listeleriyle, Partimiz arşivinde bulunan seçmen listelerindeki verilerle  örtüşen bir kayıta rastlanmamıştır. Bu da, internette dolaşan seçmen listelerinin, farklı kaynaklardan birleştirilerek oluşturulan bir belge olduğunu göstermektedir.

Başbakan ve yandaş medya, hedef saptırmak için bizi işaret ediyorlar. Fakat, farklı kaynaklardan derlendiği açıkça görülen üç farklı veritabanından hangisi için CHP’yi suçladıklarını, İzmir’i hangi kanıtlara göre işaret ettiklerini söyleyemiyorlar. Çünkü bu durumda diğer veritabanları için de farklı senaryolar üretmeleri gerekecek.

Son zamanlarda sıkça ihbar aldığımız bir konu da, kimlik bilgilerinin AKP’liler tarafından farklı amaçlarla kullanılması. AKP’li avukatlar veya AKP’lilerin yakını olan avukatlar, UYAP’a dosya parası ödememek için “akbis” adı verilen AKP internet sitesinde vatandaş sorguluyor, YSK’nın AKP’yle paylaştığı veriyi kötüye kullanıyor. Bu konuda elimizde çok ciddi kanıtlar, avukat isimleri var.

İşin en önemli tarafı, devlette bu işlerin tam olarak yetkilendirilmiş bir sorumlusu yok. Veriyi koruyamıyorlar, suistimali önleyemiyorlar.

Örneğin, halen Ankara’da bir mafya babasının kimlik bilgileri ve telefon listeleri sattığı, parasını veren herkesin milyonlarca kişinin bilgilerini kolayca satın alabildiği, kulislerde konuşulan bir konu.

Eğer bir sızıntı olursa, verinin kaynağını bulmak için önceden hazırlık yapmanız lazım. Bunu daha önce de söyledik. Sadece siyasi partiler değil, devlet kurumları da dahil olmak üzere, veriyi nereyle paylaşıyorsanız, her bir kurum ve her bir paylaşıma özel olmak üzere, verinin için küçük işaretler koyarsınız. Bu belli sayıda, mesela 1000 tane sanal seçmen olabilir, verideki bazı bilgilerde özellikle yapılan küçük yanlışlıklar olabilir, bunun birçok yolu var. Ancak uygulanmıyor, tedbir alınmıyor.

Son olayda herkesin yabancı bir siteden, kendi verisine bakabilmesi üzerine vatandaşta büyük bir infial oluştu. Kaynağı ve sızıntıyı çözemeyen hükümet, bunu bir fırsata çevirmek amacıyla CHP’yi suçluyor, siyasi partilerle veri paylaşımına sınırlama getirmek istiyor.

CHP yıllardır geliştirdiği sistemleri, yetişmiş kadroları ve altyapısıyla Türkiye’de, seçimleri denetleyen en önemli kurumdur. 2015 yılında yapılan seçimlerde çok önemli bir caydırıcı güç olmuştur. Başta Başbakan ve Adalet Bakanı olmak üzere, CHP’yi suçlayarak algı yönetimi ve hedef saptırma operasyonu yapıyorlar. Ayrıca Adalet Bakanı’nın bağımsız bir yüksek yargı organı olan YSK’nın iş ve işlemleri konusunda konuşması suç teşkil ediyor.

Kişisel Verilerin Korunması Kanunu

Bu konuda partimiz iktidarı çok büyük bir ciddiyetle uyardı, Meclis’te mücadele ettik, önergeler verdik.

Ancak kötü niyetle ve AB mevzuatından kaçarak 2 yıl kazanmayı hedefleyen AKP, bu kanunu şu andaki şekliyle geçirdi.

Oluşturulan kurula ilk başta bakanlar kurulu ve cumhurbaşkanı atama yapıyordu, son durumda meclis çoğunluğu olan parti de buna eklendi. Yani , tüm Türkiye’nin kişisel verileri iktidarın %100 kontrolündeki bir kurula emanet edilmiş oluyor.

İçindeki, başta MİT olmak üzere bazı kurumlara tanınan istisnalar, AB’nin yeni doktrinine uymayan düzenlemelerle, yıllardır ciddi bir şekilde yapılması gereken kanunu, yangından mal kaçırır gibi geçirdiler.

Toplantının tamamını aşağıdaki videodan izleyebilirsiniz.