CHP GENEL BAŞKAN YARDIMCISI ONURSAL ADIGÜZEL’DEN CAMBRİDGE ANALYTİCA SORUSU  
26.03.2018
617
Yazı Boyutu: A- A+

CHP GENEL BAŞKAN YARDIMCISI  ADIGÜZEL’DEN CAMBRİDGE ANALYTİCA SORUSU

CHP Bilgi ve İletişim Teknolojilerin Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Onursal Adıgüzel, son günlerde Londra merkezli veri analiz şirketi Cambridge Analytica’ya yönelik kamuoyuna ve medyaya yansıyan iddialara ilişkin olarak Başbakan Binali Yıldırım tarafından yanıtlanması istemiyle soru önergesi verdi.

Adıgüzel’in konuya ilişkin açıklaması şöyle:

Son dönemde özellikle ABD Başkanlık seçimlerinde Başkan Trump’a verdiği danışmanlık hizmeti ve İngiltere’deki Brexit referandumunda yürüttüğü kampanya ile adından söz ettiren şirket, bugünlerde Facebook’ta 50 milyon kullanıcının profiline ait verileri usulsüz kullanmak suçlamaları ile karşı karşıya. Şirketin eski çalışanlarından Christopher Wylie, Cambridge

Analytica’nın 50 milyon Facebook kullanıcısının verilerinin usulsüz bir şekilde topladığını ifade ederken, bu verilerin özellikle seçmenlerin siyasi tercihlerini etkilemek amacıyla kişiye özel hazırlanmış siyasi propaganda mesajları için kullanıldığına dikkat çekiyor. “AKP, Cambridge Analytica ile Mi Çalışıyor?” Bu noktadan hareketle, iddialara konu olan Cambridge Analytica’nın Türkiye ile bağlantısının olup olmadığının ivedilikle araştırılması ve kamuoyunun bilgilendirilmesi gerekmektedir. Özellikle, patlak veren skandal öncesinde, AKP’nin 2019 seçimleri için Cambridge Analytica ile anlaştığı yönünde çeşitli platformlarda yer alan haberler ve iddialar göz önünde bulundurulduğunda, Hükümet kanadının şu sorulara ivedilikle yanıt vermesi gerekmektedir:

AKP’nin 2019 seçimleri için bahsi geçen Cambridge Analytica şirketi ile anlaştığı, bu şirketten danışmanlık hizmeti alacağı yönündeki iddialar doğru mudur? Eğer doğru ise, milyonlarca insanın kişisel verilerini, siyasi ve ticari amaçlar için usulsüzce kullanmakla suçlanan bir şirket ile yapılan anlaşmadan geri adım atılacak mıdır? Siyasi partiler, elbette propaganda yapma hakkına sahiptir. Ancak bu hakkın vatandaşların kişisel haklarının ve verilerinin gasp edilerek, Cambridge Analytica örneğinde olduğu gibi usulsüzce toplanan veriler üzerinden yapılması kabul edilemez.

“Şirketin Türkiye Bağlantısı Araştırılsın”

Türkiye’de kişisel verilerin korunmasına ilişkin var olan sıkıntılar ve endişeler göz önünde bulundurulduğunda, söz konusu şirketin Türkiye ile bağlantısının araştırılması ayrı bir önem kazanmaktadır. Şirketin, Türkiye’deki vatandaşlara yönelik siyasi veya ticari amaçlı herhangi bir veri toplama çalışması yapıp yapmadığının açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.

“Kişisel Veriler Kanunu’nun Güncellenmesine İhtiyaç Var”

Öte yandan, 7 Nisan 2016 tarihinde yürürlüğe giren Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun yetersizliği ve bu yetersizliği sebebiyle güncel ihtiyaçlara cevap vermediği ortadadır. 6698 sayılı Kanun’un Avrupa Birliği’nin 1995 tarihli regülasyonunu referans aldığı düşünüldüğünde, ilgili mevzuatın günün ihtiyaçlarına göre güncellenmesi gerekmektedir. 1995 yılından bu yana dünyada bilgi teknolojilerinin dönüşümü bakımından bir çağ atlandı. En basitinden, 1995 yılında Facebook, Twitter, Youtube ya da en basitinden Google bile yoktu. Bu kapsamda, mevzuatın güncel ihtiyaçlara da cevap

verecek şekilde yeniden revize edilmesi, AB’nin 2016 yılında yayımlanan yeni regülasyonu ile uyumlu hale getirilmesine yönelik çalışma yapılması gerekmektedir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

           

Aşağıdaki sorularımın Başbakan Binali YILDIRIM tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını saygılarımla arz ederim.

Onursal ADIGÜZEL

İstanbul Milletvekili

 

Son günlerde Londra merkezli veri analiz şirketi Cambridge Analytica’ya yönelik dile getirilen iddialar kamuoyunda çeşitli soru işaretlerine yol açmaktadır.

Son dönemde özellikle ABD Başkanlık seçimlerinde Başkan Trump’a verdiği danışmanlık hizmeti ve İngiltere’deki Brexit referandumunda yürüttüğü kampanya ile adından söz ettiren şirket, bugünlerde Facebook’ta 50 milyon kullanıcının profiline ait verileri usulsüz kullanmak suçlamaları ile karşı karşıya kalmıştır. Şirketin eski çalışanlarından Christopher Wylie, Cambridge Analytica’nın milyonlarca Facebook kullanıcısının verilerinin usulsüz bir şekilde topladığını ifade ederken, bu verilerin seçmenlerin siyasi tercihlerini etkilemek amacıyla kişiye özel hazırlanmış siyasi propaganda mesajları için kullanıldığına da dikkat çekmiştir. Şirkete yöneltilen diğer suçlamalar arasında ise, rüşvet ve şantaj yer almaktadır.

Bu kapsamda bu iddialara konu olan Cambridge Analytica’nın Türkiye ile bağlantısının olup olmadığının ivedilikle araştırılması ve kamuoyunun bilgilendirilmesi gerekmektedir. Özellikle, patlak veren skandal öncesinde, AKP’nin 2019 seçimleri için Cambridge Analytica ile anlaştığı yönünde çeşitli platformlarda yer alan haberler ve iddialar göz önünde bulundurulduğunda, iktidar partisinin bu iddialara yanıt vermesi kamuoyunun aydınlatılması açısından önem taşımaktadır.

Siyasi partiler, elbette propaganda yapma hakkına sahiptir. Ancak bu hakkın vatandaşların kişisel haklarının ve verilerinin gasp edilerek, Cambridge Analytica örneğinde olduğu gibi usulsüzce toplanan veriler üzerinden yapılması kabul edilemez.

Bu çerçeveden hareketle;

1- Çeşitli medya platformlarına yansıyan AKP’nin 2019 seçimleri için bahsi geçen Cambridge Analytica şirketi ile anlaştığı, bu şirketten danışmanlık hizmeti alacağı yönündeki iddialar doğru mudur? Eğer doğru ise, milyonlarca insanın kişisel verilerini, siyasi ve ticari amaçlar için usulsüzce kullanmakla suçlanan bir şirket ile yapılan anlaşmadan geri adım atılması düşünülmekte midir?

2- Bahsi geçen şirketin Türkiye ile bağlantısının araştırılmasına yönelik herhangi bir çalışma yapılması planlanmakta mıdır? Şirketin Türkiye’deki vatandaşlara yönelik veri toplanmasına ilişkin herhangi bir çalışma yapıp yapmadığının araştırılmasına yönelik bir çalışma yapılacak mıdır?

3- Türkiye’de kişisel verilerin korunmasına ilişkin ciddi sıkıntıların yaşandığı kabul edilen bir gerçektir. Kaldı ki 7 Nisan 2016 tarihinde yürürlüğe giren Kişisel Verilerin Korunması Kanununun yetersizliğine ve güncel ihtiyaçlara cevap vermediğine yönelik eleştiriler, daha geçtiğimiz yıllarda 50 milyon vatandaşımızın kimlik bilgilerinin internete sızdırıldığı iddialarının Hükümet kanadı tarafından ciddiyetle ele alınmamış olması vatandaşlarda kişisel verilerinin gerekli hassasiyetle korunmadığına yönelik şüpheler oluşturmaktadır. Bu şüphelerin ve endişelerin giderilmesine yönelik herhangi bir adım atılacak mıdır?

4- 2016’da yürürlüğe giren 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununun Avrupa Birliği’nin (AB) 1995 tarihli regülasyonunu (95/46/EC)  referans aldığı, buna karşın AB’nin 2016 yılında yayımlanan ve 25 Mayıs 2018’de yürürlüğe girecek olan yeni regülasyon (2016/679/EU) ile uyumlu hale getirilmesine yönelik bir çalışma yapılacak mıdır?

CHPnet

SİTELERİ